Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZEL
Borç yiğidin kamçısıdır, tüm ödüller hakkımdır

Yarışmalar bilinen en eski program türlerinden biri. Tüm ailenin izleyebileceği, oturduğu yerden katılabileceği yarışmalar uzun zamandır yalnızca bilgimizi ölçebileceğimiz yerler değil, önerdikleri ödüllerle birlikte bizlere başka hayal kurma alanları açan programlar. Radyo zamanından beri var olan bu program türü, televizyona transfer olmasıyla birlikte, tüketime göre de uyarlandı.

Yarışma programlarında, tüketimin kutlanması, ödüllerin fetiş haline gelmesi, yarışmacıların o ödüllere ulaşabilmek için utanılacak hallere girmesi alışık olduğumuz manzaralar. Bu programlarda, yalnızca zenginliğin ne olduğunu değil, toplum önünde rezil olmayı da öğreniyoruz.

Herhangi bir uzmanlık gerektirmeyen programlarda yarışmak için kazanmayı istemeniz yeterli. Örneğin Kim Milyoner Olmak İster’de programın interaktif yapısı, seyirci katılımını teşvik ediyor. İzleyici, yarışmacıyla özdeşleşerek, onun ızdırabını ve ödüle ulaşma çabasını paylaşıyor. 50/50, telefon jokeri ve seyirciye sorma aşamalarıyla bu durum iyice perçinleniyor. Bir konu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmadan da onun bunun yardımıyla bir iki parça götürülebiliyor rahatlıkla. Yeter ki riski göze alın.

Çarkı Felek’e gelecek olursak, yeni versiyonunda yarışabilmek için kredi kartı borcunuz olması yeterli. 21 yarışmacı arasından seçilen üç şanslı yarışmacı, kredi kartı borçlarından kurtulma şansını yakalıyor. İlker Ayrık’ın tüm akıllı harcama yönündeki teşviklerine rağmen ben yine de programın temelinde bir sorun olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan arabalar, tabletler, telefonlarla dolu bir cennet vaat edilirken, bir taraftan zaaflarına yenik düşmüş, hesabını bilememiş ve kendini bu çarka kaptırmış insanlarla aslında hazin bir tablo gösteriliyor. Üstelik birçok insan belki de şans onlara gülerse, borçlarının kapanabileceğine yönelik bir yanılsama içinde. Örneğin üniversite öğrencisi Nurcan, 5.000 TL’lık borcunu kapatmak için katıldığı programda elde ettiği sonuçtan tatmin olmuyor. Borcunun %60’ının kapatılması onun için yeterli değil, “Ne yetmesi yahu, ben daha bunları bitireyim yine borç yapıcam!” diyor. Hatta kaşla göz arasında İlker Ayrık’tan “Bir telefon rica edebilir miyim? Ama neden? Bir tane yeğenim var…” diyerek ne kopartabilirse almaya çalışıyor. Çalışmadan, geleceğinden çalarak tüketmek ve kendine her şeyi layık görme hali neredeyse tüm katılımcıların ortak noktası. Öte yandan onları ahlakçı bir şekilde suçlamak işleri basite indirgemek olur; aslında milyonlarca insandan hiçbir farkları yok.

1 2 3
Defne Akman
02/10/2014 02:00
YORUMLAR




DİĞER HABERLER